Altın Süt Tarifi Nasıl Yapılır

altın süt tarifi nedir

Mutfağınızda kolaylıkla bulacağınız malzemelerle zayıflama sütü hazırlamaya ne dersiniz hanımlar?
Altın sütü ilk kez duymuş olabilirsiniz hanımlar! Altın süt mucizesiyle fazla kilolarınızdan kısa sürede kurtulabilmeniz mümkün. Merak ettik değil mi? Haydi bakalım kilo verdiren altın süt nasıl yapılıyor birlikte göz atalım..

Malzemeler;
1 su bardağı süt
1 çay kaşığı toz zerdeçal
1 çay kaşığı toz tarçın
1 çay kaşığı zencefil
1 çay kaşığı süzme bal
1 çay kaşığı tane karabiber

Bal haricindeki tüm malzemeleri kısık ateşe alın kaynayana kadar kaynatın. Hazırladığınız altın sütünüzü fincana alın ve ılımasını bekleyin. Daha sonra balını ekleyip içebilirsiniz. Afiyet olsun!

Zayıflama etkili altın sütü günde 1 kez için. Zayıflayana kadar içebilirsiniz. Özellikle yatmadan önce içerseniz daha etkili olur.

Burun Üstündeki Siyah Noktaları Nasıl Temizlerim

Burun Üstündeki Siyah Noktaları Nasıl Temizlerim
siyah nokta temizle

Burun üstündeki siyah noktalar birçoğumuzun sorunu olabiliyor.
Peki bu siyah noktalar nasıl temizlenir?
Siyah noktaları temizlemek için ilaç kullanmalı mıyım?
Siyah nokta giderici doğal bir yöntem var mıdır?
Evet, siyah noktaları temizlemek için doğal yöntem mevcuttur.
Siyah nokta temizleme maskesi doğal bir yöntemle siyah noktalarınızı temizler.
Burun üstündeki noktaları temizlemek için bize ulaşabilirsiniz.

Yüzdeki Siyah Noktaları Temizleme

Yüzdeki Siyah Noktaları Temizleme
siyah nokta temizleme
Yüzünüzde sizi rahatsız eden siyah noktaları doğal yöntemlerle yok etmek gayet mümkün.
siyah nokta maskesi

Günümüzde birçok kişinin yüzünde istenmeyen noktalar mevcut olmaktadır.
Ten rengi ve tazeliğinden dolayı en çok bayanların rahatsız olduğu bir konu olan siyah noktalar erkeklerde de mevcuttur.
Peki bu siyah noktalar nasıl temizlenir?
Ciltteki siyah noktaları doğal yollarla temizlemek mümkün müdür?
Evet mümkündür.
Siyah nokta maskesi dediğimiz doğal maskelerle yüzdeki siyah noktaları temizleyebiliriz.
Cilt hastalığı vb alerjileri bulunan kişiler hariç herkesin kullanabileceği bu maskeler yüzdeki siyah noktaları temizlemektedir.
Gayet uygun fiyata satılan bu doğal yüz maskeleri siyah noktaları yok etmektedir.

Tesettür Yazıları

tesettür tokalaşabilir mi

mesrurmuennesİslamî Tesettür doğrudur emrolunalı 1400 sene oldu. Sözde bir artniyet aramıyorum, tesettürü savunmak niyetiyle söyleniyor ve sıkça duyuyoruz. Ama bir şeyleri savunurken bilinçli olmak lazım.
Devamında çıplaklıktan dem vuruyor ve asıl gerici sizsiniz, taş devrine kadar gidiyorsunuz diyor.

Peki kardeşim taş devrinden kastın ne? Ortaokul okumuş herkes bilir taş devri ilk insanlığın yaşandığı dönem diye geçer. Ateşi, yazıyı, giyimi buldular vesaire. Bu evrim teorisini temel alan okul sisteminin bize anlattığı dimi?

Ama biz biliyoruz ki ilk insan ve ilk Peygamber Hazreti Adem aleyhisselamdır, Hazreti Havva annemiz onun zevcesidir. Ve onlar “taş devri” gibi libassız ve medeniyetsiz bir dönem yaşamadı. Hazreti Adem aleyhisselama her şey Allah Azze ve Celle tarafından tarafından öğretilmişti.

Sıkça kullanılan bu söz abesle iştigalden başka bir şey değil. Bir taraftan savunayım derken diğer taraftan batının başka bir empozesine kurban gitmemek lazım.
Elhasıl Müslüman Adam uyanık Adamdır.

Çocuğun Gözünden Dünyaya Bakmak Hatice Kübra Tongar

Çocuğun gözünden dünyaya bakmak için illa çocuk ruhunu hissetmek, çocukla iyi bir bağ kurmak falan gerekmez. Bunlar da çok önemlidir ama ilk adım olarak çocuğun boyuna inmek bile yeterli olur. Evet evet, çocuğunuzu anlamak istiyorsanız ‘yere eğilerek’ başlayabilirsiniz işe.

Bunu ilk kez bir markette fark etmiştim. Siz de görmüşsünüzdür, marketlerin kasa sırasında çocuklar kucak istemeye başlarlar. Bizlerse hızla ilerlememiz, ürünleri yerleştirmemiz, ödeme yapmamız gerektiği için stresli oluruz ve çoğunlukla çocuğumuza ‘şimdi olmazz’ diye çıkışırız. Eymen de ne zaman kasaya gelsek kucak isterdi. Bende ona ‘şuan mamaları almam gerekiyor, buradan çıkınca kucağıma gelebilirsin’ derdim. Ama iş çözülmezdi. Huzursuzlanır, mızmızlanır, hatta bazen ağlardı. Bir gün yine kasa sırasındayken Eymen ‘kucakkk’ diye tutturmaya başladı. Bir an, neden tüm market boyu değil de şimdi kucak istiyor diye düşündüm. Elimdekileri kenara koyup, yere doğru, boy hizasına eğildim ve onun gözüyle baktım ortama. Bir de ne göreyim, bizler için gayet doğal olan bütün o ürün koyma, paketleme, ödeme vs işlemleri, çocuk için tam bir muamma. Göremiyor çünkü. Aşağıdan tek gördüğü az önce aldığımız gıdaları, arabadan çıkarıp bir yere doğru koyuyor olduğum. Kasiyer yok, ürünlerin geçtiği bant, ödeme yapma yeri, poşetleme standı… hiç biri görünmüyor. Göremeyince merak ediyor, bu yüzden de ‘kucakk’ diyor, göstermemi istiyor. Hemen Eymen’i kucağıma aldım. Ürünleri koyuşuma, kasaya gidişlerine, ödememe, poşetlememe heyecanla baktı. Ellerim doluyken onu kenara oturttum, oradan izlemeye devam etti.

İşte o an anladım ki, çocuğun gözünden dünya aynı bir ‘puzzle’ gibi. Eğer eksik parçaları tamamlaması için ona destek olmazsak, puzzle eksik kalıyor. O da oyunu bozulmuş bir çocuk gibi huysuzlanıyor. Artık ne zaman yüksek bankolu bir yere gitsek, ilk işim Eymen’i kucağıma almak. Çünkü biliyorum ki, bazen ben onunkine, bazen o benimkine dahil olduğunda dünyalarımız zenginleşecek…

Zayıflık Bir Hastalık Mı?

Zayıflık Takıntısı Gençlerde hastalık haline dönüşüyor.

Günümüzde güzellik kavramının zayıflık ile bağdaştırılması, gençlerin zayıf olmak adına sağlıksız alışkanlıklar e
dinilmesine ve yeme bozukluklarına sebep oluyor. Oysa ergenlik döneminde görülen yeme bozukluğu gençlerdeki fiziksel ve psikolojik sağlığı olumsuz etkiliyor. Vücut imajı ile ilişkilendirilen beklentilerin gerçekçi olması, kendine olan güvenin kilo vermeye doğrudan bağdaştırılmaması için toplumda bu konuya yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hülya Yanbay ailelerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Ergenlerde yeme bozukluğuna Dikkat !

Çocuğunuz sürekli kalori hesabı yapıyor yemekten başka birşey konuşmuyorsa Dikkat !

Günümüzde güzellik kavramının zayıflık ile bağdaştırılması, gençlerin zayıf olmak adına sağlıksız alışkanlıklar edinilmesine ve yeme bozukluklarına sebep oluyor. Oysa ergenlik döneminde görülen yeme bozukluğu gençlerdeki fiziksel ve psikolojik sağlığı olumsuz etkiliyor. Vücut imajı ile ilişkilendirilen beklentilerin gerçekçi olması, kendine olan güvenin kilo vermeye doğrudan bağdaştırılmaması için toplumda bu konuya yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hülya Yanbay ailelerin bu konuda daha dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hülya Yanbay gençlerde görülen yeme bozukluğu ile ilgili bilgi verdi:

Yeme bozuklukları; vücut ağırlığı takıntısı, vücudun şekli ile ilgili olumsuz düşüncelerin olduğu ruhsal rahatsızlık grubudur. Yeme bozukluğu yaşayan kişilerin, kendi vücutlarıyla ilgili olumsuz algıları vardır.
Ergenlik beden imajının önemsendiği,, genel olarak da çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemi olması sebebiyle kaotik bir dönemdir. Ergenlik, aynı zamanda, erişkinlik hayatlarını etkileyecek olan bir benlik algısının, kendine güvenin ve kişiliğin oturduğu süreçtir.

Genç Kızlarda daha sık görülür.

Kadınlarda daha sık rastlanan yeme bozuklukları, erkeklerden 10 kat daha fazla görülür. Belirtiler sıklıkla 10 – 20 yaş arasında ortaya çıkar. Ergenlik dönemindeki kızlarda görülme oranı % (0.5-1) arasındadır.
Ergenlerde görülen yeme bozukluğu tanı kategorisi içinde anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu yer alır.

Adet kesilmesi görülebilir.

Anoreksiya nevroza:

Genellikle 12-18 yaşları arasında başlar ve şişmanlama korkusu yüzünden aşırı zayıf kalma çabalarıyla belirlidir. Anoreksiya nervozada kişi olması gereken kilonun en az % 15 altındadır ve beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ve şişmanlamaktan aşırı derecede korkar.
Kişi ideal kilosunun alt sınırını ya da bunun üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun görmez, kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Bu duruma bağlı olarak kadınlarda adet kesilmesi görülür.
Besin alımını ileri derecede azaltırlar, hatta bazı besinleri tümden kesebilir. Yoğun fiziksel egzersiz yapanları olabilir.

İdar söktürücü ilaçlar kullanabilirler.

Bulimiya nevroza:

Hastalıkta kişi besin alımını azaltarak kilosunu kontrol eder. Blumik tip diye adlandırılan kişilerde ise besin alımını kısıtlar ancak zaman zaman aşırı yeme nöbetleri ve bunu izleyen kendini kusturma, ishal yapıcı, idrar söktürücü ilaçlar kullanma yoluyla yediklerini çıkarma çabası eşlik eder.

Geç fark edilebilir.

Hastalığın başlangıcında şişmanlamak istemeyen herhangi bir ergenden farklı bir tablo görülmez, hatta kişi bir miktar kilolu bile olabilir, kişi diyet yapmaya başlar çevresi de kilo vermesini destekleyebilir. Giderek hasta, diyeti daha katı uygular, besinlerin kalori düzeyleri ile aşırı ilgilidir. Davranışlarındaki aşırılığın çevresi tarafından anlaşılması zaman alır. Bu arada hastalar diyet ve kilo vermekle ilgili kontrollerini kaybetmiş olurlar ve hastalığı kabul etmezler.
Genelde hastaların kilo verdikçe zayıflama ile ilgili zihinsel meşguliyetleri artar, yemek ve kilo dışındaki konulara ilgisini kaybeder, giderek bu bir obsesyona dönüşür. Bu duruma en sık depresyon eşlik eder. Anksiyete bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk ve sosyal fobi de birlikte görülebilen psikiyatrik hastalıklardandır.

Aşırı kilo kaybı ve diş çürüklerine dikkat !

Tedaviye başlamadan önce hastanın kilo kaybını açıklayacak bir bedensel hastalığının olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Adison Hastalığı, panhipopitüerizm, hipertiroidi, diyabet, lenfoma, tüberküloz gibi hastalıkları elemek gerekir.
Bu rahatsızlığa karşı genel fiziksel bir muayene bulgusu yoktur. Aşırı kilo kaybı, kusma, diüretik, laksatif ilaç kullanımına bağlı değişiklikler görülür.
Çocuksu ve gelişmemiş bir beden yapısı, memelerde küçülme, ödem, tüylenme, diş çürükleri, ciltte kuruluk, halsizlik, kabızlık, osteoporoz, uykuya eğilim, kalp hızında tansiyonda düşüklük görülebilir. Kan yağlarında artış, karaciğerde yağlanma, tiroid ve cinsiyet hormon düzeylerinde düşme, kortizol düzeylerinde artış görülebilir. Sıvı elektrolit denge bozukluğu, buna bağlı kalp ritim bozuklukları hatta ani ölümler görülebilir.

Tedavide İşbirliği Çok Önemli

Genellikle bu kişilerde tedaviyi reddetme, uymama çok sık görülür. Bu nedenle işbirliği ve tedavi uyumu önemli bir hedeftir. Vücut ağırlığı normalin %30 altına düştüğünde, riskli tıbbi durumlarda, ayaktan tedavi ile sonuç alınamıyorsa, eşlik eden başka psikiyatrik hastalıkların varlığında yatarak tedavi gerekir.
Yeme bozukluklarının psikiyatrik tedavisi psikoterapi iledir, bireysel psikoterapi ve aile terapisi sürdürülmelidir, ilaçlar yardımcı olabilir. İlaçlar özellikle eşlik eden psikiyatrik hastalıkların varlığında ön plana çıkar.

1 2 3 12